AB 2010 İlerleme Raporu’ndaki “Bilim, Ar-Ge ve Telekomünikasyon” Politikaları

Bildiğiniz gibi Avrupa Komisyonu 2010 yılı Türkiye İlerleme Raporunu ve strateji belgesini 9 Kasım 2010 tarihinde yayınlanmıştı. İlerleme raporu ile bir envanter çıkarılmaya çalışılmış.
Türkiye’nin siyasi kriterler, ekonomik kriterler, Türkiye’nin AB piyasası içindeki rekabet baskısıyla baş edebilme kapasitesi tüm boyutlarıyla raporda ayrıntılı bir şekilde yer alıyor. Türkiye’nin gerçekleştirdiği çalışmalar ve eksikler vurgulanıyor.
Bu süreçte, iş dünyası ile diyalog ve işbirliğine önem verilmelidir. Sürekli olarak gündeme getirdiğimiz, “kurumsallaşmış diyalog mekanizmasını” artık temellerini atmalıyız. Aynı zamanda, sürdürülebilir büyüme, mesleki eğitim, daha fazla istihdam üretme, yeşil teknoloji, enerji verimliliği vb. konuları da içeren, Avrupa Birliği’nin, 2020 stratejisine uyum konusunu da tartışma gündemimize dahil etmeliyiz.
Ar-Ge potansiyelimizi kullanmak, AB’nin Çerçeve programlarından daha fazla yaralanmak için yapılması gerekenleri tartışmalıyız. Maalesef Avrupa Birliği, yeni Inovasyon Stratejisine aday ülkeleri dahil etmedi. Aslında, Ar-Ge konusundaki yedinci çerçeve programına dahil olup, Avrupa Birliği’nin inovasyon stratejisine, bir aday ülke olarak dahil edilmemiş olmak doğru bir adım olmamıştır. Ancak, bu sürece dahil olma isteğimizi vurgulamalıyız.
Telekomünikasyon Sektöründe durumlar:
Bu konuda geçenlerde Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Türkiye 2010 İlerleme Raporu’nda Türkiye’de telekomünikasyon sektöründe son yıllarda mevzuat ve düzenlemelerde yapılan iyileştirmelere rağmen bu mevzuat ve düzenlemelerin etkin olarak uygulanmaması nedeniyle yeterli rekabet seviyesine ulaşılamadığını ortaya koyduğunu, bir basın bildirisiyle paylaşmıştı.
Raporda özellikle serbestleşme ve rekabetin sağlanabilmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) bağımsızlığının ve düzenlemeleri uygulamadaki etkinliğinin artırılması gerektiği sektör tarafından vurgulanıyor.
AB tarafından yayınlanan 2010 Türkiye İlerleme Raporu’nda, Türkiye telekomünikasyon sektöründe serbestleşme ve rekabet seviyesi şöyle ifade ediliyor:
> Telekom sektörüne bakıldığında yeni nesil işletmecilerin toplam gelir içerisindeki payı AB ortalamalarına göre çok düşük kalıyor.
> Sabit telefon hizmetleri görünürde rekabete açılmış olsa bile yeni nesil işletmecilerin bu piyasadaki paylarının çok az olması, piyasanın fiili olarak rekabete açılamamış olduğunu gösteriyor.
> Sabit numara taşınabilirliği halen işlerlik kazanabilmiş değil.
> MVNO (Sanal Mobil İşletmecilik) geciktiriliyor.
> İşletmecilerden alınan katkı payı ve ücretler çok yüksek.
Raporda aşağıdaki sorunlara da işaret ediliyor:
> 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Yasası ve ikincil mevzuat, AB müktesebatına uygunluk konusunda yeterli değil.
> Piyasa değerlendirme süreci doğru bir şekilde belirlenmemiş. Özellikle erişim koşulları konusunda işletmecilerin tabi olacağı yükümlülüklerin ne zaman ve nasıl uygulanacağı düzenleyici kurumun keyfine bırakılmış.
> Elektronik Haberleşme Kanunu şeffaflık ve düzenleyici kurumun bağımsızlığının sağlanması konusunda yetersiz.
> Türkiye’de Evrensel Hizmet Yükümlülüğü AB direktiflerinden tamamen farklı olarak uygulanmaya devam ediyor.
Raporun ‘Sonuç’ bölümünde yer alan aşağıdaki tespit ve öneriler, telekomünikasyon alanında serbestleşmenin sağlanması için büyük önem taşıyor.
> Elektronik haberleşme sektöründe Türkiye’de AB müktesebatına uyum konusunda bazı gelişmeler yaşanmıştır, ancak Elektronik Haberleşme Kanunu ve ikincil mevzuatın AB müktesebatına tam olarak uyum sağladığını söylemek mümkün değildir.
> Sektörde rekabetin gelişebilmesi için düzenleyici otoritenin bağımsızlığının ve etkinliğinin arttırılması gerekiyor.
Serbestleşmenin tamamlanması ve rekabet seviyesinin tüketiciye hizmet eder noktaya gelmesi için sabit numara taşınabilirliği, yalın ADSL (telefonsuz internet), altyapı-hizmet ayrımı, toptan hat kiralama gibi konulara ilişkin çalışmaların bir an önce tamamlanmasına ihtiyaç var.
Ancak öncelikli olarak mevcut düzenlemelerin doğru ve adil olarak uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde raporda da belirtildiği gibi rekabet sadece sözde kalıyor, işletmeciler rekabet edemiyor, tüketiciler fiilen fayda göremiyor.
Türkiye İlerleme Raporu kısmındaki bilim ve ar-ge faslı’na aşağıdan ulaşabilirsiniz.












