2011: AB Yaratıcılık ve İnovasyon Yılı

Çok kısa bir süre içinde, ekonomik küreselleşme tüm dünyanın ekonomik düzenini değiştirdi. Bir yandan yeni fırsatlar sunarken, diğer yandan yeni mücadele alanları yarattı. Rekabet edebilmek için AB’nin daha yaratıcı olması, tüketici ihtiyaçlarına daha etkili cevaplar sunabilmesi, küresel ve çevresel sorunlarla mücadele edebilmesi için daha yenilikçi olması gerekiyor.

Avrupa Birliği İnovasyon ve Bilişim’le Kalkınmaya Öncelik Veriyor

Avrupa Komisyonu, “Hayal Et, Yarat, Yenilik Kat” sloganı ile 2009′da olduğu gibi 2011′i de yeniden Avrupa Yaratıcılık ve İnovasyon Yılı olarak ilan etti. Hedef, çeşitli sektörlerde yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımları teşvik etmek veAB’nin küreselleşen dünyada güçlü bir şekilde ilerlemesini sağlamak. Yaratıcılık ve İnovasyon Yılı ile kişisel, toplumsal ve ekonomik gelişme için yaratıcılık ve inovasyonun öneminin farkına varılması sağlanmak isteniyor.

Bu yıl ön plana çıkacak olan başlıca başlıklar ise söyle sıralanıyor: Okul öncesi, ilk ve orta öğrenim sırasında artistik ve diğer yaratıcılık alanlarının desteklenmesi; kültürel farklılığın, yaratıcılık ve inovasyon kaynağı olarak ön plana çıkartılması; yaratıcı beyinlerin gelişmesi için matematik, bilim ve teknoloji eğitimlerini desteklemek; sürdürülebilir kalkınmaya giden bir yol olarak inovasyonu desteklemek; yaratıcılık ve inovasyona dayalı bölgesel ve yerel gelişim stratejileri gerçekleştirmek; özel ve kamu hizmetlerinde inovasyonu desteklemek.

ABD, inovasyonda dünya lideri

ABD’ de inovasyonun önünü açan en önemli unsur, yenilikçiliğin bu ülkede hem maddi, hem de manevi olarak desteklenmesi. Toplumun tüm kesimlerinde yaratıcı bir akla sahip olmak önemsenirken, sistemin kurumları da yaratıcılığı özendiriyor.

ABD’de bulunan, diğer ülkelerde bulunmayan bir başka özellik ise gelişmiş zengin iç Pazar. Dünyanın en büyük ve en rekabetçi ekonomisi olan ABD, yenilikleri talep eden, dinamik bir iç pazara sahip. Amerikan eğitim sistemi de, başarılı öğrencileri hem zengin bilimsel ortamla, hem de burslarla destekliyor.

Bu kapsamda, patent hakları ve kullanımı ABD’nin en çok önem verdiği konuların başında geliyor. ABD’li şirketler için Ar-Ge’de çok büyük önem taşıyor. ABD’li bilişim şirketleri gelirlerinin yüzde 15 ile 25 düzeyinde Ar-Ge yatırımı yapıyorlar. 2010 yılında gerçekleştirdiği yaklaşık 405 milyar dolarlık Ar-Ge yatırımı ile bu alanda birinciliğini koruyan ABD’nin ardından, 235 milyar dolar ile ikinci sırada Çin geliyor.

Sonuç olarak, enerji olduğu kadar, inovasyon da AB için çok büyük bir önem taşıyor. İnovasyon, yarının dünyasında var olmanın anahtarı. AB yönetimindeki insanlar Kriz zamanının, araştırma yatırımlarına ve inovasyona ara verme zamanı olmadığını söylüyorlar ve şu yorumda bulunuyorlar: “Avrupa’nın ekonomik krizden güçlü çıkması, küresel ısınma ve küreselleşmenin getirdiği zorluklarla mücadele edebilmesinde, araştırma ve inovasyon hayati önem taşıyor.

Aşağıda Amerika İnovasyon ve Enerji alanlarındaki atılımlarını anlatan bir dökümanı paylaşıyorum. Bilgisayar yazılımlarından, donanım ihracatına kadar, yeşil enerji üretimi ile çevreyi koruma bilincinin geliştirilmesine kadar çok önemli etkenleri konu etmiş bir rapor. Amerika’nın teknolojik atılımlarını iyi bir şekilde gözlemleyebilmemiz için okumanızı tavsiye ediyorum.

Bookmark and Share

Benzer konudaki diğer yazılar: