Yeni Ar-Ge düzeni, İnovasyon ve Küresel Girişimcilik

Ekonomik büyüme için istihdam ve yeni şirketlerin sayısının artırılmasının ne denli önemli olduğuna her geçen gün şahit oluyoruz. Tüm dünya da girişimciliğin giderek arttığını görüyoruz. ABD’ye baktığınız zaman asıl istihdamı 4 yaşından küçük şirketler sağlıyor. Sıfırdan başlayan firmalar inovasyon açısından da en zengin firmalar. Girişimcilere verilen risk sermayesi, büyük kurumsal firmaların AR-GE faaliyetlerinden 3-4 kat etkili.

ABD ve İngiltere’nin bütçe açıklarının hiç de iç açıcı olmadığına küresel ekonomi rakamlarından ve ihracat’tan gözlemleyebiliyoruz. Ekonomik büyümeyi sağlamanın istihdam ve yeni şirket sayısının artırılmasında olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda da girişimciliğin kilit rol oynadığını rahatlıkla vurgulayabilirim.

Girişimcilik boyutunun çok ötesinde bir sektör

2008’den beri yaratılan istihdam oranları düşüyor. Buradaki risk sermayelerine bakarsak sermayenin geri dönüşünün eskisi kadar olmadığını görüyoruz. Eskiden geleneksel olarak fonlar 2-3 kat geri dönüş sağlardı. Yani bir girişimciye risk sermayesi veren bir fon 1 dolar verdiyse 3 dolar alırdı.

Ama bugün ABD ve İngiltere’deki fonlara baktığınızda geri dönüş oranlarındaki tablo hiç iç açıcı değil, Peki neden bütün dünyadaki risk sermayesi fonları girişimciliği desteklemek için uğraşıyor? Bu çılgınlık değil mi? Girişimcilik öyle bir sektör ki boyutunun çok daha ötesinde bir önem taşıyor. Bunun anahtarı istihdamda yatıyor… ABD’de istihdam yaratma oranlarına bakacak olursak, kayda değer bir artış var yeni firmalar tarafından. Esas istihdam 4 yaşından küçük şirketler tarafından yaratılıyor. Sıfırdan başlayan firmalar inovasyon açısından da en zengin firmalar.

1 dolarlık risk sermayesi 3 dolarlık kurumsal AR-GE’ye denk

İnovasyon olarak baktığımız zaman 1 dolarlık risk sermayesi kurumsal bir firmanın AR-GE yatırımının 3 dolarına denk geliyor ve en az o kadar etkili. 70’lerin sonundan 90’ların ortalarına kadar risk sermayesi kurumsal AR-GE’nin sadece yüzde 3’üydü ama özel fon tarafından desteklenen inovasyonların % 10- 12’sine denk geliyordu.

Dinamik özel sektör kadar kamunun rolü de önemli

Girişimciliğin desteklenmesinde dinamik özel fonların yanı sıra kamunun da “dış etken” ve “katalizör olarak büyük rol oynaması gerekiyor. Hükümetlerin girişimciliğin desteklenmesi konusunda kıvılcım etkisine sahip ve Singapur, İsrail, Yeni Zelanda, Şili gibi ülkelerde hükümetlerin girişimciliğe yönelik attığı adımları global anlamda takdire şayan bir konumda.

Hükümetlerin özellikle bölgesel anlamda güç olmak adına belli sektörlere odaklanarak kümeselleşmeye önem vermeleri gerektiğinin altını bu yartırım ve teşviklerle altını çiziyorum. Kümeselleşen bölgelerin uzmanlaşarak teknolojiyle birlikte daha büyük yatırım çekebilecek ve bu sayede daha çok istihdam sağlayabilecekler.

Ortam oluşturulmalı, piyasanın sesine kulak verilmeli

Pek çok kez girişim sermayesi verirken acele ediliyor. Burada önemli olan girişimcilik ortamının sağlanmasıdır. Örneğin Japonya 1990 ve 2000’erin ilk yarısında en büyük girişim programlarından birine sahip hükümetti. Hükümetin girişimcilere ciddi bir desteği vardı. Ancak hükümet bu desteği kestikten sonra bu faaliyetler çöktü çünkü girişimci ekosisteminin gelişmesine yardımcı olacak bir ortam düşünülmemişti.

Girişimcilik konusunda “Piyasının ne istediğinin” de önemlidir. Girişimcilik programları desteklenirken neyin daha makul olduğu düşünülmüyor. İnsanlar bir kez tadına baktığı ve popüler olan konulara para yatırmayı tercih ediyor. ABD’de 50 eyaletin 49’unda biyoteknoloji geliştirme programı var.

Aslında bu eyaletlerden sadece birkaçı buna uygundu. Burada kontrol ve dengeleme yapmak ve piyasanın sesine kulak vermek önemli. AB Komisyonu’nun fonlarına baktığınızda büyük fonlarla başlandığını görüyorsunuz. Bu önce 27’ye üye ülkeye bölünüyor sonra bölünü bölüne paranın nereye gittiğini bilmiyorsunuz.

Ayrıca deneme yanılma yöntemi yapılarak girişimcilik programlarının başalırılı olup olmadığı kontrol edilmeli, Singapur’un yaptığı gibi alınan sonuçlara göre program gözden geçirilmelidir…

Bookmark and Share

Benzer konudaki diğer yazılar: