Türkiye Bilişim Vakfı’nın Raporu ve Görüşleri ile Eğitim’de Fatih Projesi

Takip ettiğiniz üzere, Eğitimde FATİH Projesi, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla Bilişim Teknolojileri araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap edilecek şekilde, derslerde etkin kullanımı için; okulöncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarımızın 620.000 dersliğine dizüstü bilgisayar, LCD Panel Etkileşimli Tahta ve internet ağ altyapısı sağlanacaktır. Dersliklere kurulan BT donanımının öğrenme-öğretme sürecinde etkin kullanımını sağlamak amacıyla öğretmenlere hizmetiçi eğitimler verilecektir. Bu süreçte öğretim programları BT destekli öğretime uyumlu hale getirilerek eğitsel e-İçerikler oluşturulacak.
Projenin amacı, e-Dönüşüm Türkiye kapsamında üretilen ve Ülkemizin bilgi toplumu olma sürecindeki eylemleri tanımlayan Bilgi Toplumu Stratejisi Belgesi, Kalkınma Planları, Milli Eğitim Bakanlığı Stratejik Planı ve BT Politika Raporunda yer alan hedefler doğrultusunda 2013 yılı sonuna kadar dersliklere BT araçları sağlanarak, BT destekli öğretimin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.
İşte tam bu vizyona uygun ve FATİH projesi üzerine kapsalım bir raporu Türkiye Bilişim Vakfı hazırladı. Onu sizlerle paylaşıyorum:
Türkiye Bilişim Vakfı 1995′te kurulduğundan bu yana, ülkemizde örgün eğitimin çağdaş ve küresel rekabete uygun bilgi ve becerileri genç kuşaklara teknolojiyi kullanarak aktarması gerektiğini anlatmak için çaba göstermiştir. Yerinde eğitim ve uzaktan eğitimin nasıl yapılması gerektiğine dair raporlar hazırlamıştır.
Ve daima “eğitim”, kullandığı teknolojiyle değil, içeriği ile önemli olmalı tezini savunmuştur. Eğitimin bütününde daima öne çıkması gereken öğenin “Ne öğretiyoruz? Nasıl öğretiyoruz?” olduğuna inanmıştır.
Eğitimin, ekonomik kalkınmadaki rolü hep bilindiğinden, teknolojiyle destekleyerek, Türkiye’de eğitimi hızlandırma ve yaygınlaştırma fikri ilk kez 1984′te 1,100 adet bilgisayarın MEB tarafından satın alınmasıyla başladı. 1987′de Türkiye?de ilk kez bir “Bilgisayar Destekli Eğitim Konferansı” düzenlendi. İlk kez hükümet 1990′lı yıllarda “Bilgisayar Destekli Eğitimde Bir Milyon Bilgisayar” hedefini dile getirdi. 1984 -1990 arasında 5 bin bilgisayar, MEB okullarına girmiş oldu.
1997-98 döneminde ortaöğretimin 8 yıla çıkartılmasıyla birlikte BDE konusu yeniden gündeme geldi. Türkiye?de İnternet “başlamıştı” ve bundan, okullarda eğitim-öğretimde yararlanmak gerekiyordu. Bu kez, Dünya Bankası?ndan sağlanacak 600 milyon Dolar krediyle BDE uygulamasını ortaöğretime yerleştirmeye karar verildi. Anlaşma 25 Haziran 1998′de imzalandı.
1998-2003 döneminde satın alınan ve sınıflara yerleştirilen bilgisayar sayıları hakkında MEB web sitesindeki sayısal bilgiyi buraya aktarmak mümkün değil. Yapılanlar ve bunların sayılara yansıması etkileyici. Temel Eğitim Projesi çerçevesinde “221 bin öğretmenin bilgisayar eğitimi aldığı” bilgisi varsa da maalesef bu eğitimin “ne işe ve nasıl” yaradığına dair “çıktı” bilgisini bulamıyoruz. Bu nedenle etkileyici sayıların, toplumsal katma değerini hesaplamamız mümkün olmuyor.. Ancak 2003 ve 2004 yıllarında, Lise Giriş Sınavları?nda önce 40 bin, sonra 64 bin öğrencinin (yani, sınava giren adayların %10′unun) “sıfır” puan almaları arzu edilen neticenin bir hayli gerisinde kaldığımızın bir göstergesi olabilir.
Ve bugüne geldiğimizde karşımıza bu kez FATİH Projesi çıkıyor.
Biz de Türkiye Bilişim Vakfı olarak değişik paydaşlarımızla birlikte projeyle ilgili kapsamlı bir çalışma yaptık. Bu raporun hazırlanmasında çok değerli katkılar sağlayan Türkiye Bilişim Vakfı’nın değerli kurum ve kişi üyelerine teşekkürlerimizi sunarız. Rapora aşağıdan ulaşabilirsiniz.








