Girişimcilik değerli ve anlamlı bir olgu. Bu olguyu her geçen gün daha fazla hissederek büyük bir heyecanla işlerime sarılıyorum. En başta sorumluluklarınızın ve insanların yaşamlarına katkı sunmak için var olduğunuzun bilinciyle hareket ediyorsunuz. Ama bunların yanında özellikle, başta ülkemiz ekonomisine katkı ve insanlığa değer ürettiğimizin sorumluluğunu taşıyorum.

Girişimcilik hikayemin temelleri 2009 yılında büyük bir istekle, heyecanla ve inançla başladı. Öncelikli amacım mesleki alanım olan bilişim sektöründe bir farklılık, farkındalık ve teknolojik hizmetler konusunda yaratıcı bir vizyonla değer oluşturacak ve istihdam yaratma konusunda bu uzun soluklu yoldaki ilk adımlarımızı atmış olduk. Ve, bunun neticesinde Bilişim Sektörü bu heyecanımızın odak noktasını oluşturdu.

En başta şunu söylemeliyim. Her temellerini attığım yeni girişimciliğim öncelikli hedefim ülkemiz için önemli bir kurumsal değer yaratmak oluyor. Sürekli gelişim gösteren bilişim sektörün de yüksek ahlâk ve başarı odaklı prensibini esas alarak bu alanda hizmetler sunup çalışanlarımız ile müşterilerimiz için değer yaratan bir şirket olmayı kendimize misyon edindik.

Ülkemizin dünya’nın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmesi için her zaman söylediğim; bilgi gücüne ve bilgi toplumu olma yoluna önem verilmesi gerekiyor. Meslek alanımızda gösterdiğimiz bu girişimimizle bilişimle kalkınan bir Türkiye yolunda biz de katkılarımızı sunmayı kendimize bir görev bildik ve küresel arena da Türkiye merkezli etki yaratacak bir değişim yaratma amacında hareket ediyoruz.

Bilişim teknolojileri alanında sunacağımız her yüksek verimli hizmetler biliyorum ki, ülkemizin dünya şartlarında, alanlarında etkin rol oynamalarına katkı sunacağımız, her biri alanlarında lider değerli birer işletmeleri görmemizi sağlayacak.

Ve, biliyoruz ki doğru ve etkili sunulan hizmetler her zaman birer başarı öyküsünün başlangıcı niteliğindedir. Biz de girişimciliğimizde bu başarı öyküsünün esas oyuncusu olarak ülkemize global arena’da büyük bir katkı sunma niyetindeyiz. İnanıyorum ki bunu da başaracağız.

 Gençlerin geleceği ülkenin, ülkenin geleceği de gençlerin geleceğine bağlıdır. Bu geleceğin tek bir anahtarı var: “O” da “Girişimcilik

Benim girişimci de temel olarak gördüğüm geleceği bugünden düşünen, yenilikçi ve yüksek talep görmesini hedeflediğimiz ürün ve hizmetleri en başta kaliteli ve müşteri odaklı prensipler dahilinde gerçekleştiriyoruz ve bu ilkemizi her daim sürdürülebilir kılacağız.

Girişimimiz, Türkiye için son derece önemli. Çünkü kendimizi büyük bir sorumluluk ile besliyoruz. Türkiye?nin yeni bir başarı hikâyesine ihtiyacı var. Ve bu başarı hikâyesini ülkemiz girişimcileri olarak bizler yazmalıyız. Her ilde hatta ilçede bir umut rüzgârına ihtiyaç var. Bu umut rüzgârını estirecek genç girişimciler yani bizleriz.

Biz Bilişim Teknolojileri alanındaki bu sorumluluğumuzu üstlendik. Şunu unutmayın -ki bu güzel ülke bütün güzellikleri ve başarıları fazlasıyla hakediyor. Bugüne kadar girişimcilerimiz, Türkiye’nin geri dönülemez değişim ve dönüşüm sürecinin neferleri oldular. Ve eminim -ki, olmaya da devam edecekler.

İşte bu sorumlulukla hareket etmek zorundayız. Kimseyi öteki gibi görmeden. Birbirinizi seven, aynı fikirde olmasak da, anlayış gösteren, empati kuran bir anlayışla. Dünya ve Türkiye’deki adaletsizliklere katkıda bulunmuyoruz. Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir Türkiye ve dünya için çaba göstermeliyiz.

Hangi dünya görüşünde olursak olalım hiç fark etmez, işte biz bu büyük gurur ve heyecanla başarı öykümüzü yazmaya başladık. Ama bunları yaparken girişimciliğin esas temeli olan, demokrasiye sahip çıkacağız, hukukun üstünlüğünü her daim savunacağız. Çünkü girişimcilik’te en temel husus hukuk ve adalettir.

Evet, sorunlar var mı? Var. Eksiklikler var mı? Var. Ayağımızda prangalar var mı? Ama umutsuzluğa yer yok. Hedefimiz dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girmek.

Onun içindir ki;

– Cumhuriyetin kazanımlarının korunduğu, değerlerimize saygılı ve dünya standartlarında bir yaşam tarzı istiyorum,

– Özgürlükler alanının genişlediği bir ülke istiyorum,

– Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir Türkiye istiyorum,

– Vehimlere kapılıp, kendi yarattığı korkularına esir olmayan, kendine güvenen bir Türkiye istiyorum.

– En önemlisi 80 milyonun refah içersin de yaşayan bir Türkiye istiyorum ve bunun için çalışacağım.

Bunu da, hep birlikte çalışarak başaracağımıza inanıyorum. Çünkü bu yolda, genç girişimcilerimizle yılmadan, usanmadan daha yapacak çok işimiz var.

Bilişim’le Kalkınmasını tek şart olarak gördüğüm ve En büyük 10 ekonomi arasına girecek Türkiye için bu yolda önündeki en büyük fırsat “Bilgi Toplumu” olma devrimini gerçekleştirmesidir.

Bu bağlamda, Türkiye’nin bilgisayar kullanımı, internete ve bilgiye erişimine dair benim vardığım sonuç: Türkiye’de tüketiciye, kariyer, eğitim ve eğlence internetsiz olmaz gerçeğini kabul ettirebildiğimiz noktada Türkiye?nin bu konudaki global araştırmalardaki istatistikleri değişecektir. Bilginin ön planda olduğu bir Türkiye’nin her zaman önü açıktır.

Bu ve buna benzer girişimlerimizin, Türkiye bilişim sektörüne hayırlı olmasını dileyerek, iş ortaklarımız ile birlikte sektörün bir bir adım ileri gitmesine ve global anlamda başarılar elde etmesine katkı sağlayarak çalışacağımızdan emin olabilirsiniz.

Küresel rekabette başarılı, refah düzeyi yüksek bir Türkiye için;

Zafer, “Zafer Benimdir” diyebilenindir.

Muvaffakiyet “Muvaffak olacağım” diye başlayanın ve “Muvaffak oldum” diyebilenindir. (1925)

Atatürk’ün söylem ve demeçleri II S. 206

Son olarak; Kendi markamızla ve firmalarımızla küresel alanda etkinlik kazanacak, varlığını ve gücünü kanıtlayacağız. Bu yüzden vurgulamış olduğum “Bilişim’le Kalkınan Türkiye” vizyonumuzu ülkemiz için böyle yüksek bir katma değere dönüştürmek için çalışacağız. Ve bunu da hep birlikte, elbirliğiyle başaracağız.

Yeter ki başarının, başaracağım diyene ait olduğunu hep akılda tutalım.

Güzel günlere, Sevgilerle.

 

 

Ufuk Kılıç
Bilgisayar Yüksek Mühendisi
Teknoloji ve Yenilik Politikaları Uzmanı