Türkiye 2023 vizyonu için ortak akıl zamanı

Vizyon 2023 Projesinin ana teması; Cumhuriyetimizin 100. yılında, Atatürk?ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda bilim ve teknolojiye hakim,teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen, teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme yeteneği kazanmış proje ve kişileri destekleme, yetiştirme programıdır.

Bilim ve teknoloji uzun dönemli ekonomik ve toplumsal gelişmenin en önemli unsurlarından birisi, bilim ve teknoloji politikaları ise bu gelişimin hızını ve yönünü etkilemenin bir aracıdır.

Dünyada ekonomik ve sosyal anlamda gelişmiş ülkelerin tümü (ABD, Japonya, AB üyesi birçok ülke) uzun dönemli toplumsal, ekonomik ve siyasi hedefleri ile uyumlu bir bilim ve teknoloji vizyonu geliştirmişlerdir ve bu vizyonu güncellerken teknoloji öngörüsü çalışmalarını etkin bir araç olarak kullanmaktadırlar.

Türkiye?de 1960?larda Planlı Dönem ile başlayan B&T politikaları oluşturma çalışmaları özellikle “Türk Bilim Politikası 1983-2003” ve “Türk Bilim ve Teknoloji Politikası 1993-2003” dokümanlarıyla önemli bir boyut kazanmıştır.

Ancak, ortaya koyulan belgelerin, genel geçerliliği tartışmasız unsurlar içermelerine ve önemli bazı kurumsal ve yasal değişiklikler getirmelerine karşın, hedefleri bakımından tam olarak uygulamaya konuldukları söylenemez. Bunun nedenleri olarak, bilim ve teknoloji alanında paylaşılan bir ülke vizyonunun ortaya konulamamış olması ve önerilen politikaların ilgili bütün kesimler (siyasi erk, kamu, özel kesim ve üniversiteler) tarafından ortaklaşa sahiplenmelerinin sağlanamaması gösterilebilir.

Bu saptamadan hareketle, refah toplumuna ulaşma sürecinde bilim ve teknolojiden etkin bir araç olarak yararlanılmasını sağlamak üzere, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 13 Aralık 2000 tarihli toplantısında 2003-2023 yılları için Türkiye?nin Bilim ve Teknoloji Stratejileri Belgesi?nin hazırlanması kararını almıştır.(2000/1 nolu karar)

Yaklaşık bir yıl süren hazırlık çalışmaları ardından, 24 Aralık 2001 tarihli Yedinci Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında, Projenin adı “Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri” olarak belirlenmiş; projenin ana teması, temel yaklaşımı ve bu kapsamda yürütülecek alt projelerin ayrıntılı içeriği ile yürütme planı ve yönetim şekli onaylanmıştır.

Çeşitli ülkelerde yürütülen teknoloji öngörüsü çalışmalarında farklı yaklaşım ve yöntemlerin kullanıldığı görülmektedir. Bu yaklaşım farklılıklarının temelinde, teknoloji öngörüsünün öncelikle hangi amaca yönelik olarak yürütüldüğü, hangi alanlara odaklanılacağı ve sonuçta bu çalışmadan somut olarak nelerin elde edilmesinin beklendiği gibi konularda alınan farklı kararlar yatmaktadır.

Bu bağlamda, Vizyon 2023 kapsamında tasarımlanan Teknoloji Öngörü Projesi?nin başlatılmasının temel nedenleri; i) elde edilen bulguların B&T politikalarının oluşturulmasında bir araç olarak kullanılması, ve ii) süreç yararları olarak belirlenmiştir. Projenin, teknoloji öngörüsü çalışmalarının ilk kez yürütüldüğü diğer birçok ülkede görüldüğü gibi, bilim ve teknoloji alanına odaklanmasına karar verilmiştir.

Vizyon çalışmalarında 1970’li yıllarda Royal Dutch/SHELL tarafından geliştirilen senaryo planlama tekniği yaygın olarak kullanılıyor. Geleceği öngörmek, sistematik analizin ötesinde özel bir çaba gerektiriyor. Bunun yaratıcılık, hayal gücü ve sağduyu ile de takviyesi zorunlu. İyi bir senaryo, sadece geleceğin doğru şekilde öngörülmesinde değil aynı zamanda kurumların öğrenmesini, uyum sağlamasını ve süreciden stratejik tartışma’nın derinleştirilmesini sağlayıp sağlamadığı ile de ölçülüyor.

Bilişimle Kalkınma Ortak Paydamız olmalı!

Bilişim sektörü de taşıdığı potansiyel ile bu konuda en uygun sektörlerden biri olarak görülüyor. Sektör temsilcileri olarak Türkiye?nin ekonomik hedeflerini doğrudan etkileyebilecek en stratejik sektörün bilgi ve iletişim teknolojileri olduğunu vurguluyoruz. ?Türkiye?nin ?Şimdisi? ve ?Geleceği? için en stratejik sektör bilişimdir? vurgumuz, bu gerçeği kamuoyu ve devlet politikaları içinde yerleşik hale getirmek için bir insiyatif başlatmış durumdayız.

Uluslararası Bilişim Sanayii Zirvesi gibi etkinlikler ve kamu ile gerçekleşen buluşmalarla bu dile getiriliyor. Daha önce devlet nezdinde yapılan strateji hedefleri de bu yönde. 2023 vizyonunda bilgi ve iletişim sektöründe yazılımın öncelikli alan ilan edilerek pazarın 160 milyar dolara çıkması hedefleniyor. Geçen yıl gerçekleşen ve 2023 vizyonunun ele alındığı Ulaştırma Şurası Sonuçları da sektörün hedeflerini ve hareket yönünü ortaya koyuyor.

Kamu ve özel sektör nezdinde bilişimin öncelikli sektör olabilmesi yönünde hemfikir olunan bu tabloda artık bu amaç izlenecek yol haritası ve bunun sektöre yansımaları önem kazanıyor. Bu yol haritası için de kamu kurumlarından, özel sektöre ve STK?lara kadar pek çok paydaşa ortak akıl görevi düşüyor.

Özetle;

Çizilen 2023 vizyonu ile Türkiye?nin dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasına sokulması ve 500 milyar dolar ihracat hedefleniyor. Ancak bunun için büyüme potansiyeli olan, yüksek değer yaratabilecek ve hızlı büyüme yakalanabilecek stratejik sektörlerin belirlenmesi şart. Öncelikli sektörlerin başında gelen ve Türkiye’nin kalkınmasındaki itici güç olan Bilişim Teknolojileri daha ön planda olmalıdır ve milli ekonomiye katkısı yüksek derecede artı sağlayacaktır.

Türkiye yeni bir vizyonla, yeni bir atılıma geçmek için planlarını yapmak zorunda olduğunun farkında. Bunun için de Bilişim, farklı ve daha ileri bir Türkiye için hem tüm sektörlerin itici gücü olacak, hemde kendi başına güçlü bir ekonomi oluşturacak. Bu ülkemizin gelişmesi için bir gerçek ve zorunluluktur.


Teknolojik değişimden nasıl kazançlı çıkacağız?

Sürekli değişim, hayatımızı etkilediği kadar işimizi de etkiliyor. Sürekli değişim karşısında statik kalmamanın yolu, şirket içinde değişimi ödüllendiren politikalar izlemektir.

Değişim, her zaman tahmin edilenden daha uzun bir süre alır. Değişim işi sonrası araştırmalar hazırlanan planların uygulamasını kontrol eder ve planların güncellenerek düzeltilmesini sağlar.  Sistemler ve prosedürler esnek bir hale getirilerek kurumsallaştırılır. Değişimin sürmesi, sürekli iyileşmeye ve değişmeye kendini odaklamış kahraman ve kahraman takımların organizasyon içinde tanıtılması ile teşvik edilir.

Dünya?nın her parçasıyla değiştiği günümüzde, küreselleşme ?Gümrük Birliği? ile Türkiye?yi de kollarına(belki de pençelerine) aldı. Türkiye?de değişen dünya ile başa çıkabilmenin yolları değişeme odaklanarak, sistematik bir şekilde onu aşmaktan geçiyor. Batının bilgi ve tecrübesinden istifade etmek bizi pahalı deneyimlerden kurtarabilir.

Yeni fikirler çoğunlukla bir kişi tarafından değil, kolektif akıl ile üretiliyor. Etkin teknoloji kullanımı, insanların bilgi, birikim ve deneyimlerini daha rahat paylaşmalarını sağladığı için yenilikçiliğin de önünü açmış oluyor.


Sayfalar«526272829303132

  • Follow me on FacebookFollow me on TwitterFollow me on InstagramFollow me on Linkedin +Follow me on Google

  • 

    Copyright © 2018 Ufuk KILIÇ Resmi Web Sitesi | Tüm hakları saklıdır.