Dünya 2050?ye Kadar Neye Benzeyecek?

Şu sıralar hem Fütürizm hem de küresel çevre konuları ile ilgili pek çok değerli gelecek tahminleri duyuyoruz. Bu konuda onlardan bir tanesi.  1 Kasım 1943’de Cezayir’de doğan Fransız ekonomist, yazar, siyasetçi Jacques Attali?nin ?Dünya 2050?de neye benzeyecek?? kitabının kısa tanıtımı olarak aşağıda yer almaktadır.

Ekonomist ve politika bilimcisi Jacques Attali?ye göre, 2025?e kadar geleceğin dükkânında bizim için sakladığı şey?

Ana fikir:

Korsanların cinnet geçirip Avrupa?nın şehir merkezlerinde kendilerini vurdukları; içecek su kıtlığıyüzünden savaşların çıktığı; İslam ve Hıristiyanlık arasındaki küresel bir çarpışmanın II. Dünya Savaşı?nı bir su baloncuğuna çevirdiği bir dünya düşünün. Ekonomist ve politika bilimcisi Jacques Attali?ye göre, 2025?e kadar geleceğin dükkânında bizim için sakladığı şey budur.

Attali, geçmiş deneyimlerin geleceği gösteren olaylar olduğu inancıyla, ?mümkün olan, değişeni ve değişmeyeni? izole etmek için geçmişi dokuz ayrı döneme ayırarak insan türünün tarihini Homo Habillis?e kadar araştırıyor ve bu eğilimleri gelecek asra uyguluyor. Attali?nin tahminleri, gazeteciliğin geleceğinden (tamamen kâğıtsız) ekonomik krizin sonuna (yaklaşık 2011) kadar uzanıyor ve insanı hem kışkırtan hem de ödünü kopartan geleceğe bir göz atıyor.

Altı Çizilenler:

Amerikan imparatorluğunun geleceği hakkında: ?Çok uzun bir mücadeleden sonra ve ciddi bir ekolojik krizin ortalarında, hâlâ egemen olan imparatorluk ? Birleşik Devletler ? en sonunda, 2035 civarında piyasaların (özellikle finans piyasalarının) aynı şekilde küreselleşmesiyle ve kurumların gücüyle bozguna uğrayacak.

Kendisinden önce diğer bütün imparatorluklar gibi finansal ve politik açıdan tükenen Birleşik Devletler, dünyayı yönetmeyi bırakacak. Ancak gezegenin başlıca gücü olmaya devam edecek; yeni bir imparatorluk ya da egemen ulus onun yerine geçmeyecek. Dünya, bir düzine kadar bölgesel gücün işlerini yönetmesiyle geçici olarak çok merkezli olacak.?

İklimin geleceği hakkında:

?Sıcaklık değişikliklerindeki belirgin artışla, doğada çok önemli değişiklikler olacak. Ağaçlar daha hızlı büyüyecek ve daha kırılgan hale gelecek? Çok daha önemlisi: Çok daha fazla kıyı şeridi yaşanmaz hale gelebilir. Dünyanın en büyük yedi kenti, liman şehridir ve dünya nüfusunun üçte biri kıyı şeridinde yaşıyor? Eko?göçler, 2050?ye kadar on kat daha fazla olacak.?

Klonlamanın geleceği hakkında:

“Hastalanan organları onardıktan sonra, onları üretmek ve ardından yedek bedenler yaratmak isteyecekler. Önce embriyoyu yok etmeden kök hücre soyları üretecekler ve bu, genetik tedaviyi etik olarak kabul edilebilir yapacak, sonra üretken klonlama yapacaklar. Son olarak insanı, yapay bir rahim içinde insan eliyle ısmarlama olarak üretecekler ve bu da beynin önceden seçilmiş özelliklerle daha da gelişmesine imkân tanıyacak. İnsanoğlu böylece ticari bir nesne haline gelecek.?

Bir Fütüristler Derneği paylaşımı olan ?Dünya 2050?ye Kadar Neye Benzeyecek? kitabı hakkında detaylı bilgiye buradan, yazar Jacques Attali ?ye ise web sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.


Şirketinizi Teknolojiye Taşıyabileceğiniz 10 Adım

Teknoloji, firmalar için strateji öneme sahip. Tabiki yatırım yaparken de dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bu yazıda firmalar için teknolojinin önemini anlatan maddelere bakmak gerekir…

Yeni fikirler çoğunlukla bir kişi tarafından değil, kolektif akıl ile üretiliyor. Etkin teknoloji kullanımı, insanların bilgi, birikim ve deneyimlerini daha rahat paylaşmalarını sağladığı için yenilikçiliğin önünü açıyor. Diğer tarafdan sadece fikri üretmek yetmiyor.

Üretilen bir fikri hayal olmaktan çıkartıp gerçeğe dönüştürmek için teknolojinin etkin kullanımı eskisinden çok daha önem taşıyor. “Bugün şirketlerin yönetim kurullarında pek çok fikir tartışılıyor. Ancak hangilerinin hayata geçirilebileceğini çoğunlukla kullanılan teknoloji belirliyor.”

Şirketleri, Teknolojiye Taşıyan 10 Önemli Adımlar:

1- Yapılacak teknoloji yatırımı, iş planlarına ve ihtiyaçlarına sağlayacağı katkısı açısından değerlendirilmeli…

2- Kullanılacak teknoloji, mevcut kurumsal sistemleri ve yapıyı bir defada değiştirmemeli, mevcut ortam ve uygulamalar, mümkün olduğunca yeni teknolojilere adapte edilmeli.

3- Geçmişteki istemci/sunucu gibi bilişim paradigmalarıyla günümüzdeki SOA (Servis Odaklı Mimari) gibi paradigmaların farkı,  getirisi, katkısı yatırım öncesinde iyi anlaşılmalı ve özümsenmiş olmalı.

4- Uygulama geliştirme teknolojileri endüstride kabul görmüş, açık standartlara dayalı olmalı. Uygulama geliştirmenin kendiside bir süreç olarak algılanıp gerekli alt yapı buna göre oluşturulmalı.

5- Uygulama çalıştırma ortamı, işletim sistemi ve veritabanı gibi her türlü platformdan bağımsız olmalı.

6- Gerek kurumiçi gerekse kurumlar arası entagrasyon, şu anda üst düzey bilişim yöneticilerinin en sıkıntı yaşadığı konu. Seçilen teknolojiler farklı entegrasyon standartlarına (web servisi gibi) açık olmalı.

7- Seçilen teknolojilerin operasyonel yönetim olanakları iyi araştırılmalı. Açık standartlar bu konuda da mümkün olduğunca desteklenmeli.

8- Kurumdaki mevcut personelin yeni teknolojilere adaptasyonu için çözüm sağlayıcının sağladığı gerekli eğitim, danışmanlık olanakları iyi araştırılmalı.

9Bilişimde yakın zamanı kestirmek çok kolay değil. Alternatif teknolojilerin yol haritaları sorgulanmalı.

10- Teknoloji sağlayıcı firma, sürekliliği, yerel varlığı, güvenilirliği, vereceği destek v.b açılardan değerlendirilmeli. Sağlayıcı firma teknolojinin uyarlanmasında dünyanın başka bir yerindeki en iyi örnekleri bulunduğu ülkeye taşıyabilmelidir.


Sayfalar«526272829303132

  • Follow me on FacebookFollow me on TwitterFollow me on InstagramFollow me on Linkedin +Follow me on Google

  • 

    Copyright © 2018 Ufuk KILIÇ Resmi Web Sitesi | Tüm hakları saklıdır.