9 Haziran 2014 Pazartesi

Aç Kalın, Budala Kalın!

Siyah cübbenin altında kot pantalon ve sandaletleriyle Steve Jobs. 12 Haziran 2005 tarihinde Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşma ile büyük bir hayat dersi verir;

17 yaşındayken, şöyle bir şey okumuştum:

“Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın”

Bu cümle beni çok etkilemişti ve o günden bu yana, yani 33 yıldır, her sabah aynaya bakıp, kendi kendime hep şunu sordum: “Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, bugün normalde yapacağım şeyleri yapmak ister miydim?” Uzun süre art arda, “Hayır” yanıtını verdiğimde, bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım...

İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları - tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, önemli olan yalnızca ölümdür.Çıplak ve savunmasız kalırsın ve hep kulak tıkadığın yüreğinin sesini dinlememen için hiçbir neden yoktur artık.

Bir yıl kadar önce bana kanser teşhisi kondu. Sabah 7:30 da girdiğim ultrasonda pankreastaki tümör bariz bir şekilde görünüyordu. Bense pankreasın ne olduğunu bile bilmiyordum. Doktorlar bu tip bir kanserin tedavisinin neredeyse imkansız olduğunu ve üç ila altı aydan fazla yaşamayı beklemememi söylediler.

Bu, çocuklarınıza ilerideki 10 yıl içinde söyleyeceklerinizi birkaç ay içinde söylemeye çalışmak demekti. Bu, aileniz rahatı için gerekli herşeyin kısa zamanda yapılması demekti. Bu, kısaca veda etmek demekti! Bütün gün o teşhisle ve bu düşüncelerle yaşadım. Akşama doğru biyopsi yapılıp kanserimin ameliyatla tedavi edilebilecek bir türden olduğu anlaşılınca hemen ameliyat oldum ve şimdi iyileştim. Beni ölüme en çok yaklaştıran olay budur ve umarım uzun yıllar boyunca bir daha bu denli yaklaşmam. 

Ölüm hepimizin ortak sonu.
Ve onun nefesi hayat’ın değişim ajanı.

Yenilere yer açmak için, eskilerden kurtulmanın tek çaresi... 

Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi kalbinizin ve sezgilerinizin yolundan gidecek cesarete sahip olun. Kalbiniz ve sezgileriniz ne yapmak istediğinizi çok iyi bilirler. Bunun dışındaki herşey ikinci planda... 

Gençliğimde, bizim neslin kutsal dergilerinden biri sayılan bir dergi vardı. Google ortaya çıkmadan 35 yıl önce, dergi formatında bir Google gibiydi aynen: idealistti, anlaşılır bilgiler ve harika görüşlerle doluydu. Dergi miyadını doldurduğunda son bir baskı yaptılar. 1970′lerin ortalarıydı, o zamanlar sizin yaşlarınızdaydım. Son baskının arka kapağında, sabahın erken saatlerinde çekilmiş bir yol fotoğrafı vardı, hani her maceracının kendini otostop çekerken bulabileceği yollardan biri.

Fotoğrafın altında şu sözler yer alıyordu: “Aç Kalın, Budala Kalın (Stay Hungry. Stay Foolish)” Derginin aramızdan ayrılırken verdiği veda mesajı buydu. “Aç Kalın, Budala Kalın”. Kendim için hep bunu diledim. Ve şimdi bende sizin için, dünyanın sayılı üniversitelerinden birinden mezun olup, hayata atılırken aynı dilekte bulunuyorum:

“Aç Kalın, Budala Kalın!”

Hepinize çok teşekkür ederim... Steve Jobs

Maalesef bu konuşmasından sadece 6 yıl sonra hayata gözlerini yuman Steve Jobs'un bu ders alınacak sözlerinden sonra pek de söylenecek bir şey kalmıyor değil mi?

Konuşmasının Türkçe Çevirili Videosu:


Steve Jobs'un bu konuşmasında temel olarak üç mesaj var;

Mesaj 1: Meraklı olun ve sezgilerinize güvenin - Geleceği önceden bilemezsiniz. Önceden nelerin hangi noktada birleşeceğini görmeniz mümkün değildir. Neleri doğru yaptığınızı ve hangi noktaların ne şekilde birleştiğini ancak geriye baktığınızda görebilirsiniz. İşte bu sebepten dolayı yapacağınız işlere karar verirken kalbinizin sesini dinleyin. Yaptığınız şeylerin bir gün bir şekilde birşeylerle birleşeceğine inanın.

Mesaj 2: Sevdiğiniz işi yapın - Önemli olan kişinin sevdiği işi yapmasıdır. Sevilen bir iş bir rutin değil, bir oyun gibidir. Sevilmeyen bir iş veya uğraş bir zorunluluktur, zorunluluk da yorucudur. Başarılı insanların çoğunun gizli gücü sevdikleri ve uğraşmaktan dolayı mutlu oldukları bir işle meşgul olmalarıdır. Ya sevdiğiniz işi yapmalısınız, ya da yaptığınız işi sevmenin yollarını bulmalısınız.

Mesaj 3: Ölümü düşünün - Beklentiler, gururlar, küçük düşme, ya da başarısızlık korkuları, tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirirler. Kaybedecek birşeylerinizin olduğu düşüncesini yok etmenin en iyi yolu ölümü düşünmektir. Ölüm kaçınılmazdır. Ölümü düşündüğünüzde, esasen hiçbir şeye sahip olmadığınızı ve bu dünyadan çıplak gideceğinizi hatırlarsınız. Sahip olmadığınız hiçbir şeyi kaybetme gibi bir riskiniz olmadığını düşünmek sizi rahatlatacaktır.

Belki de güzel bir müzik eşliğinde sadece düşünmek ve anlamak gerekiyor, haydi açın radyonuzun sesini biraz daha ve bir kez daha düşünün; “Eğer bugün hayatınızın son günü olsaydı, bugün normalde yapacağınız şeyleri yapmak ister miydiniz?”

Önerilen Popüler Yazılar

f

Ad

E-posta *

Mesaj *