23 Ağustos 2026 Pazar

Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı Yürürlükte

Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), 13 Haziran 2026'da Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde kamuoyuyla paylaşılmıştı. 17 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle bağlayıcı hale geldi; genelge ertesi gün 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Plan önümüzdeki beş yılın yol haritasını çiziyor.

Planı hazırlayan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı süreci kamu kurumlarıyla sınırlı tutmadı: özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları da paydaş oldu. Planın sunuşuna göre 500'e yakın sektör profesyoneliyle çalıştaylar yapıldı, Vatandaş Görüşü Anketi ile 2 bin 200'ü aşkın öneri toplandı.

Neden Yeni Bir Plan?

Türkiye'nin yapay zeka alanında bir stratejisi zaten vardı. 20 Ağustos 2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/18 sayılı Genelge ile yürürlüğe giren Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021-2025) beş yıl boyunca uygulandı ve bir 2024-2025 Eylem Planı'yla takip edildi. Yeni plan bu dönemi kopuş değil, süreklilik olarak konumlandırıyor: iki belgeyle yapay zeka alanında güçlü bir kurumsal birikim oluştuğunu, kendisinin de bu birikimi toplumun geneline yayacağını ve derinleştireceğini söylüyor.

Planın vizyonu, Türkiye'yi yapay zeka alanında güvenilir ürün ve hizmet üreten, stratejik sektörlerde çözümlerini ölçeklendirebilen, bölgesinde yatırım ve yetenek çeken bir merkez haline getirmek. Bunun arkasında iki fikir var.

Birincisi sanayi: otomotiv, beyaz eşya, savunma, tekstil ve gıda gibi güçlü üretim yetkinliklerinin bulunduğu alanlarda yapay zekanın yalnızca verimlilik değil, yeni ürün kategorileri ve ihracat kanalları da yaratabileceği öngörülüyor.

İkincisi kamu hizmetleri: e-Devlet altyapısının yapay zeka destekli bir platforma evrilmesi hedefleniyor, kamunun aynı zamanda yerli çözümlerin ilk müşterisi olması bekleniyor.

Vizyonun altındaki ilke planda "dijital egemenlik" olarak adlandırılıyor: Türkiye uluslararası iş birliğine ve küresel sermayeye açık kalırken, kritik kamu hizmetleri ve stratejik sektörler için güvenli, dayanıklı ve denetlenebilir ulusal hesaplama kapasitesi de geliştirmeyi hedefliyor. Bunu somutlaştıran araç "Hesaplama Portföyü"; kamu rezerv kapasitesi, yerli veri merkezleri, uluslararası bulut iş birlikleri ve bölgesel kapasite ortaklıklarını tek çatı altında topluyor. Plana göre Türkiye, Dijital Avrupa Programı ve EuroHPC Ortak Girişimi'ne katılımcı ülke olarak yer alıyor ve bu programlar kapsamındaki yüksek başarımlı hesaplama altyapılarına erişim sağlıyor.

Planın Mimarisi: Beş Katman

Plan, yapay zeka ekosistemini birbirini besleyen beş katman üzerine kuruyor: enerji, hesaplama donanımı, altyapı, modeller ve veri, uygulamalar. Katmanların her biri bir öncekinin üzerine inşa ediliyor; enerjide veya donanımda oluşacak bir darboğaz üstteki bütün katmanları kısıtlıyor. Katmanların tamamını üç yatay bileşen besliyor: yetenek; finansman; düzenleme ve güven. On altı eylem bu yapıya göre tasarlandı, her eylem hem bir eksene hem de bir veya birden fazla katmana karşılık geliyor.
Uygulamada plan dört ilkeye dayanıyor.

Hız ve netlik. Az sayıda yüksek etkili öncelik, kısa vadeli teslimatlar, ölçülebilir hedefler.

Pazar odaklılık. Kamu ve özel sektörde yapılan pilot uygulamalarla sahada değer doğrulaması, başarılı çözümlerde hızlı ölçekleme. Bakanlık bunu "tara-pilotla-ölçekle" döngüsü olarak adlandırıyor.

Güven ve sorumluluk. Orantılı risk yaklaşımı; şeffaflık ve bağımsız değerlendirmeyle desteklenen güvenlik.

Aşamalı uygulama. Planın kendi takvimi iki pencereye ayrılıyor: 2026-2027'de temel yönetişim yapılarının kurulması, veri alanlarının pilotlanması ve kamuda ilk uygulamaların başlatılması; 2028-2030'da pilotların ölçeklenmesi, sektörel temel modellerin ticarileştirilmesi ve yatırım hedeflerinin gerçekleştirilmesi.

Dört Eksen, On Altı Eylem

Plan dört eksen üzerine kurulu: "Fark Et", "İstifade Et", "Üret", "Yönet". Her eksende dört eylem var.

Fark Et, toplumsal ve kurumsal hazırlığı hedefliyor. Dört eyleminin üçü eğitim ve veriyle ilgili: Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı ve Güvenli Kullanım Programı, 10 bin ileri düzey uzmanın yetişeceği araştırma yetkinliği programı, veri temelli yapay zeka atılımı. Dördüncüsü, vatandaşın haklarını koruyan ve yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici ortam.

İstifade Et, altyapının kurulup fiilen kullanılmaya başlanmasını kapsıyor: rekabetçi ve düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası, "Herkes için GPU" programı, kamu yapay zeka dönüşümüne öncülük ve kamu alımları yoluyla pazarın şekillendirilmesi, sektörel programlar ve KOBİ kuponları. Bu son eylem, fikirden ürüne uzanan tek bir destek hattı kurmayı amaçlıyor.

Üret, üretim yetkinliğine odaklanıyor: Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri ve Bölgesel Mükemmeliyet Merkezleri, temel araştırmadan girişimciliğe uzanan finansman merdiveni, sektörel modellerle kurulacak güvenli ihracat hattı, fiziksel yapay zeka ve robotikte yerli üretim kapasitesi.

Yönet, küresel konumlanmayla ilgili: yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında hukuki öngörülebilirlik ile rekabetçi teşvikler, yapay zeka diplomasisi, bölgesel ortaklıklar yoluyla ortak altyapı ve model geliştirme, güvenlik değerlendirme kapasitesi ve düzenleyici deney alanları. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleriyle ortak bir Türk dilleri modeli de bu eksende yer alıyor.

2030'a Kadar Hedefler

Plan her eylem için somut, tarihli hedefler koyuyor. Öne çıkanlar şöyle:
- 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı eğitimi, iki yılda, 81 ilde (ilk 12 ayda 1,5 milyon) 
- 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanının yetiştirilmesi 
- 100 bin yapay zeka uygulama profesyonelinin sektöre kazandırılması 
- Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden 2 binden fazla kamu veri setinin makine okunabilir formatta kullanıma açılması 
- Yapay zeka ve veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 GW'a çıkarılması, yıllık en az 10 TWh düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hacmine ulaşılması 
- "Herkes için GPU" programıyla yıllık GPU-saat tahsisinin 2028 sonuna kadar en az 20 milyona çıkarılması (ilk fazda yılda en az 2 milyon) 
- Yapay zeka altyapıları için en az 10 milyar dolar özel sektör ağırlıklı yatırımın mobilize edilmesi 
- Toplam kamu yatırım programları bütçesinden yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması 
- Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu (en az 10 milyar TL) ve Yapay Zeka Büyüme Fonu (15 milyar TL) ile iki basamaklı bir finansman merdiveni kurulması, en az 20 girişime ölçeklenme desteği sağlanması 
- En az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanının hayata geçirilmesi
Plan dönemi boyunca kamu ve özel sektör kaynaklarıyla 1 trilyon TL'yi aşan ekonomik değer yaratılması
Bu hedefler aynı ağırlıkta değil. Kamu yatırım programları bütçesinden ayrılan yüzde 2 pay bütçe kararı niteliğinde ve doğrudan izlenebilir. 1 trilyon TL ekonomik değer ise hesaplama yöntemi belirtilmemiş bir toplam. Gerçekleşme oranlarının, planın öngördüğü Ulusal Yapay Zeka İlerleme ve Şeffaflık Portalı'nda yayımlanması bekleniyor.

Eylem planının öncelikli alanlarından biri nitelikli yapay zekâ insan kaynağının geliştirilmesi. Yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve farklı sektörlerde uygulanabilmesi için ihtiyaç duyulan uzmanların yetiştirilmesi, Türkiye'nin uluslararası rekabet kapasitesinin temel bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Bir diğer önemli başlığı veri ve hesaplama altyapısı oluşturuyor. Gelişmiş yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması yüksek miktarda kaliteli veri ile güçlü hesaplama kapasitesi gerektiriyor. Türkiye bu nedenle yapay zekâ ekosisteminin ihtiyaç duyduğu veri ve hesaplama altyapılarının güçlendirilmesini yeni dönemin öncelikleri arasına alıyor.

Plan yalnızca yapay zekâ geliştiren teknoloji şirketlerine odaklanmıyor. Kamuda ve özel sektörde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması da temel hedeflerden biri olarak belirlendi. Böylece yapay zekânın kamu hizmetlerinden üretime kadar farklı süreçlerde daha fazla kullanılması amaçlanıyor.

Türkiye'nin yaklaşımında insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri de öne çıkıyor. Yapay zekâ kapasitesinin artırılmasıyla birlikte teknolojinin oluşturabileceği risklerin yönetilmesi ve güvenilir sistemlerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Neden Önemli?

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin geliştirdiği yeni bir yazılım kategorisi olarak görülmüyor. Büyük dil modelleri, yapay zekâ ajanları, robotik sistemler ve veri analitiği çözümleri; üretimden savunmaya, finanstan sağlık hizmetlerine kadar ülkelerin ekonomik ve teknolojik rekabet gücünü etkileyen bir altyapıya dönüşüyor.

Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı bu nedenle yalnızca yeni yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesine yönelik bir teknoloji programı niteliği taşımıyor. Veri altyapısı, insan kaynağı, hesaplama kapasitesi, kamu kullanımı, özel sektör dönüşümü ve yapay zekâ yönetişimini aynı politika çerçevesinde ele alıyor.

Dijital egemenlik vurgusu da planın stratejik taraflarından biri. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gereken modellerin, verilerin ve hesaplama altyapısının sınırlı sayıdaki küresel teknoloji şirketinde yoğunlaşması, ülkelerin teknolojik bağımsızlığı konusunda yeni tartışmalar oluşturuyor.

Türkiye'nin kendi yapay zekâ modellerini ve altyapılarını geliştirme kapasitesini artırması, kritik verilerin nasıl işlendiği ve hangi teknolojilere bağımlı olunduğu konusunda daha fazla kontrol sağlayabilir. Ancak bu hedefin gerçekleşme düzeyi, plan kapsamında açıklanan politikaların uygulamaya nasıl aktarılacağına bağlı olacak.

Planın özel sektör açısından önemi ise yapay zekânın şirketlerin günlük operasyonlarına daha fazla dahil edilmesini hedeflemesi. Üretim, finans, e-ticaret, enerji, sağlık ve hizmet sektörlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaşması, şirketlerin teknoloji yatırımlarını ve çalışanlardan beklenen becerileri değiştirebilir.

Kimleri Etkiliyor?

Türkiye'deki kamu kurum ve kuruluşları
Yapay zekâ ve yazılım şirketleri
Teknoloji girişimleri ve yatırımcılar
Üniversiteler, araştırmacılar ve öğrenciler
Veri merkezi ve bulut altyapısı sağlayıcıları
Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre eden özel sektör şirketleri
Yapay zekâ alanında çalışan veya bu alanda eğitim almayı planlayan profesyoneller

Olası Etkileri

Eylem planının uygulanması, Türkiye'deki kamu kurumlarında yapay zekâ projelerinin sayısının artmasına zemin hazırlayabilir. Veri analizi, vatandaş hizmetleri, karar destek sistemleri ve operasyonel süreçlerde yeni yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi beklenebilir.

Hesaplama ve veri altyapısının güçlendirilmesine yönelik adımlar, Türkiye'de model geliştiren şirketler ve araştırmacılar açısından daha fazla kaynak oluşturabilir. Özellikle büyük yapay zekâ modellerinin geliştirilmesinde ihtiyaç duyulan yüksek performanslı hesaplama kapasitesinin artırılması, yerli AI ekosisteminin gelişimini etkileyebilir.

Nitelikli insan kaynağı hedefi ise üniversitelerdeki yapay zekâ programlarından şirketlerin çalışan eğitimlerine kadar geniş bir alanı etkileyebilir. Yapay zekâ mühendisliği, veri bilimi ve ilgili disiplinlerde yetişmiş uzmanlara yönelik talebin artması beklenebilir.

Güvenilirlik ve etik sorumluluk ilkelerinin uygulamaya nasıl dönüştürüleceği de önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olacak. Yapay zekâ sistemlerinin karar süreçlerinde daha fazla kullanılması; veri güvenliği, şeffaflık, insan gözetimi ve sorumluluk gibi konularda yeni standartlara ihtiyaç yaratabilir.

Planın ekonomik etkisinin büyüklüğü ise açıklanan hedeflerin somut projelere, yatırımlara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmesine bağlı olacak. 2026-2030 dönemi, Türkiye'nin yapay zekâyı kullanan bir pazar olmanın ötesine geçerek teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ekosistem oluşturma hedefinin ne ölçüde gerçekleşeceğini gösterecek.

Eylem planı fiziksel yapay zeka ve robotik teknolojilerini de öncelikli alanlar arasına alıyor. Savunma sanayisinde kazanılan robotik ve otonom sistem yetkinliklerinin sivil alanlara aktarılması için çift kullanımlı teknoloji teşvikleri ve ortak hızlandırma programları uygulanacak.

Türkiye'nin 2026-2030 yıllarını kapsayan Yapay Zeka Eylem Planına buradan erişebilirsiniz.

Önerilen Popüler Yazılar

f

Ad

E-posta *

Mesaj *